Ankara İli Çamlıdere İlçesine Bağlı Köyümüzün Sitesine HOŞ GELDİNİZ


Kasım Ayında Yayla Gezisi

08-09.11.2008 tarihlerini yaylada idim. Neredeyse kışın başladığı şu günlerde yaklaşık 20 arkadaşla yaptığımız gezi çok güzel geçti.

 

08-09.11.2008 tarihlerini yaylada idim. Neredeyse kışın başladığı şu günlerde yaklaşık 20 arkadaşla yaptığımız gezi çok güzel geçti.
Cumartesi günü öğle namazını müteakiben Kazandan hareket ettik. Saat 15:00 sularında yaylaya vardık. Kasım ayının hemen hemen yarsına geldiğimiz şu günlerde bu kadar güzel bir hava beklemiyorduk doğrusu. Çok canlı ve ısıtan bir güneş, temiz tertemiz en uzaktaki ayrıntıların bile seçilebileceği tozsuz, dumansız, sissiz bir hava. Yeşil ancak sabahları neredeyse her tarafa kar yağmış izlenimi verecek kadar fazla düşen kırağı yüzünden saramaya yüz tutmuş çayır.
Yaylaya inince bu güzel güneşin altında ve yeşil çayırın üstünde önce kısa bir gezinti yaptık. Daha Ankara’dan gelecek arkadaşlar gelmemişlerdi. İkindi namazları derken günlerinde kısa olması nedeniyle güneş batı tepelerinin arkasına inmeye başladı. Biz de hafif hafif havanında soğumaya başlaması üzerine evimize yerleştik. Soba yakıldı.
Yemek yapma becerisi olan arkadaşlar akşam yemeği için hazırlık yapmaya koyuldular. Akşam yemeğinde Tahrana Çorbası, Kuzu Güveci, Pirinç Pilavı ve salata vardı. Yemekler hazırlandı ancak Ankara’dan gelmesini beklediğimiz arkadaşlar bir türlü gelmiyordu. Tabi karınlar acıktı, sabırlar taştı yani bekleyecek tahammül kalmadı ve beklenen kişilerin yemeklerini ayırıp akşam yemeği afiyetle yendi. Hocaların sofrasındaki ekmek telaşı esprilere ve gülüşmelere neden oldu.
İlerleyen zamanlarda gelmesi beklenenler de çok şükür kazasız belasız yayladaydı. Hüseyin Yetimin Evinin geniş salonunda yaklaşık 20 kişi güzel demlenmiş semaver çayının tadını da çıkararak hoş bir sohbet yapıldı.
Zaman zaman siyasetin, ticaretin, yöresel mevzuların konuşulduğu ama ara sıra eklenen fıkralar ve esprilerle karın kaslarımızın cidden kramplar geçirdiği sohbet saat yarıma kadar sürdü. Bazı arkadaşlar yattılar. Ama Ayhan’ın görevi yeni başlıyordu. O sabaha kadayıf tatlısını hazır edecekti. Ayhan gerçekten maharetini gösterdi ve oldukça güzel bir kadayıf tatlısı yaptı. Afiyetle yedik ellerine sağlık.
Ben ve birkaç arkadaş sabah namazını kıldıktan sonra yani saat 05.15 sularında anca yatabildik.
Zaten ava çıkan Osman ve Civan Ali de ancak gelmişlerdi. Avcılar çok tavşan kaçırmışlar ancak birini vurabilmişler. Ama suç onlarda değilmiş. Suçlu tutukluk yapan tüfek. Gene de boş dönmediler.
Sabah saat 07.00 da kalktım. 2 saatlik bir uyku bana yetmişti. Osman Hocamla birlikte kısa bir orman turu yapmaya karar verdik. Yanıma fotoğraf makinesini da alarak yola çıktık bize Ahmet Abi de katıldı. Gece düşen kırağı tüm yaylaya sanki kar yağmış gibi duruyordu. Üzerine kırağı düşen nebatatın bazısı sararmış, bazısı kararmış bir şekildeydi. Kırağının bitkiler üzerinde yaptığı bu etki üzerine konuşurken Osman Hocam “Anadolu’nun bazı yörelerinde beklide bu etkiden dolayı kırağıya kıravu veya kırağu denilmektedir” dedi. Kır denilmesinin de görüntüsünden dolayı olduğunu belirtti. Ayrıca kırağının bitkiler üzerinde görülen etkisinin sadece bitkilerle sınırlı olmadığı koyun ve keçi gibi hayvanlara da zararının olduğunu bu nedenle koyunların oldukça geç bir saatte ağıldan yaylıma çıkarıldığını söyledi Osman Hocam. 2 saatlik bir sürede hem mantar topladık hem ormanın içinde hızlı bir gezinti yaptık.
Döndüğümüzde herkes kalmış kahvaltı hazırlıkları başlamıştı. Kahvaltı sonrası saat 14.00 kadar serbest zaman verildi. Hemen herkes mantar aramaya çıktı. Havaların gündüz çok güneşli ve hissedilir derecede sıcak olmasına rağmen geceleri tam tersi bir şekilde duran suları donduracak kadar soğuk olması nedeniyle beklenen düzeyde mantar toplayamadık. Bu arada Ramazan abiyi yolcu ettik saat 14.30 sularında da Hüseyin ayrıldı. İkindi namazı sonrası Tavşan güveci ve Hamsi kızarmasının bulunduğu öğle yemeğini yedik. Kaldığımız evdeki temizlik işleri tamamlandı. Bir dahaki görüşmeye ilişkin değerlendirmeler yapıldı ve saat 18.00 sularında yayladan ayrıldık.


Yapılan Yorumlar | Bu Sayfaya Yorum Yap

yakup GÖKMEN - 12 Aralık 2008 Cuma 03:14

sevgili Eyüp abiciğim geziyi çok güzel anlatmışşın, teşekkür ederim,diline ellerine sağlık. Ayrıca o tavşan güveci neydi öyle hayatımda yediğim en güzel güveçti. SELAMLAR


veli aydoğan - 11 Kasım 2008 Salı 07:42

merhabalar,sevgili eyüp bey bu yemeklerden ve güzelliklerden bahsetmeniz beni tahrik ediyor.Yarın yaylanın yolunu tutasım geliyor...sitenizin hayırlı olması dilekerimle... veli aydoğan-divan emlak-330 0 800