Allah şükürler olsun kazasız belası, kavgasız gürültüsüz bu seneki şenlik organizasyonu da bitti. Tabii işin büyüğü dernek yönetimice görülüyor. Ama bizde bazen durumdan vazife çıkarıp elimizden geldiğince yönetim kurulu üyesi abilerimize yardım etmeye çalışıyoruz.
Şunu çok iyi bilirimki bu tür organisazyonlar çok zordur. Öyle lafla peynir gemisi yüzdürmeye benzemez. Öncelikle vakit ayırmak ister. Ayırdığın vaktin hakkını vermen gerekir. Davetiyeler, afişler, ulaşım, program akışı, etkinlikler, ikram edilecekler, protokolle ilişkiler vb. pekçok ayrıntının düşünülmesi konuşulması gerekir.
Tabiki işin en önemli taraflarından biri de ekonomik giderler için yeni kaynaklar bulmaktır. Bu kaynakları en iyi şekilde değerlendirmek gerekmektedir.
Her yıl etkinliklere yeni bir şeyler katılarak onca yolu tepip bu şenlik için yaylaya kadar gelen binlerce insanın hoşça vakit geçirmesi sağlanmalıdır. Yani program bir önceki seneden daha iyi olmak zorundadır. Sürkli gelişmek yada iki günü bir olmamak bunu grektirir.
Şu da bilinmelidirki bu işlerde zorluk her defasında biraz daha katlanarak büyür. Çünkü ilk defa yapılan faaliyetlerde ilk olmanın verdiği bir heyacan vardır. Amatör ruh ve istek motivasyonu doğal olarak artırır ve pek zorlanılmadan işler yoluna girer. ikincide ilk deneyimden etkilenen ve takıma katılmak isteyenler olduğu gibi hemen yorulup ayrılanlarda vardır. Ama birinci olumlu tecrübenin ve yeni katılımcıların da etkisi ile ve biraz da kazanılan tecrübe ile iş tamamlanır.
Üçüncüde hem insan kaynağı ciddi olark azalır hem de maddi kaynaklar azalır. Zor bir aşamaya gelinmiştir. Gönüllülük ile yapılan katılımlarda yordunluk ve bıkkınlık başgöserir. Bu aşamada organizasyon lideri yeni kaynaklar ve gönüllüler bulmalıdır. Hala yorulmayan ve fedakar gönüllülerin motivasyonu arttırılmalıdır. Bazı hizmetlerin profesyonel olarak yani ücreti karılığında alınması gerekebilir. Sponsor sıkıntısı çözülmelidir. Vel hasıl bu aşamaya gelindiğinde işler bayağı zor olmaya başlar. Ama istekle dirayetle yapılan çalışmalar işin meşruiyetine ilişkin ikna çabalar önem kazanır. Genellikle gönüllülükle yapılan faaliyetler bu aşamada son bulur. İşin sahibi bulunamaz. Yazının başında da değindiğimiz zorluklardan dolayı taşın altına elini koyacak yeterli kimse bulunamaz. Ana işin meşruiyeti yeterli olurasa ve gerçek gönüllüler görevlerini yerine getirirlerse işler yine yoluna girer. Zaten yerence tecrübe sahibi olunmuştur. Pek çok sorun önceki deneyimlerden daha kolay hal edilebilir. Ama işin sahiplerinin görevlerini yerine getirmesi şarttır.
Eğer devam kararı alınmışsa dördüncü deneyimin ise en önemli dezavantajı ilk üç deneyimde elde edilen aşırı güvendir. Sorumluluklar bu aşırı güven yüzünden ihmal edilme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Artık kalbur üstü ne yapacağını bilen bir kadro oluşmuştur. Roller belirlenmiş ve gönüllüler rollerini kabul etmişlerdir. Bu sornu aşmanın en tek yolu ise şimdiye kadar pek ihtiyaç hissedilmeyen bir kontrol mekanizması oluşturmaktır. Kazasız belasız dördüncü faaliyet de gerçekleştirilirse artık çok büyük bir deneyim kazanılmış demektir. Yapılan iş toplum tarafından kabul edilmiş ve hazır bir müşteri kitlesi oluşmuşur. Daha sonra yapılacak işler eğer çekirdek kadroda bir bölünme olmaz ise daha kolay olacaktır.
Bu kadar laf kalabalığından sonra gelelim bizim şenlik tecrübemize.
İlk üç şenliğe değinmiyorum çünkü hem yazı çok uzayacak hem de günü geçmiş bir konu mahiyetinde. Bu sene de şenliğimizi başarılı bir şekilde grçekleştirdik. Başta dernek yönetimi olmak üzere tüm gönüllülerimize teşekkür ederiz.
Ancak bazı aksaklklarda olmadı değil.
Başta ses düzeni yani yapılabilecek bir şeyde yotu o anda ama çok can sıktı doğrusu.
İkinci olarak bilet kaşılığı dağıttığımız hediyeler her sene tekrar tekrar sölememe rağmen hediye sayısını azaltamadım ve çekilişlerin program sonunda yapımasını sağlayamadım. İlk yapılan çekilişle birlikte resmen program felce uğruyor ve kontrolden çıkıyor. Malsef bu sene de öyle oldu.
Yapılan kapalı paket satışları şenliği tam bir mezat salonuna çevirdi. Sunucumuz Osman hocam bu bölümde gerçekten çok zorlandı ve herkes çok sıkıldı. Yani şenlik birden para kazanmak için yapılmış faaliyet havasına girdi. Buna hiç gerek yok diye düşünüyorum.
Bu sene ilk kez yapılan kermes çok yerinde ve güzel bir etkinlikti. Bu etkinliği düşünene bu iş için çaba gösren ve maddi katkıları ile destek veren herkese teşekkürlerimizi sunarız.
Hem Ankara da yaptığımız toplantılarda hemde şenik öncesi yapılan mini müzakerelerde ilke kararı alındığı halde Ağalık yarışmasında yine hata yapıldı. Osmansinli olmayanların ilkesel olarak bu yarışa dahil edilmemesi gerektiği kararı alındığı halde nasıl oldu ise ilkemiz bozuldu. Yani tüm sorumluların bu ilkesizlikte bir payı vardır bence. Alınan ilke kararları hayati önem taşır ve bu kararların ihlal edilmesi daha sonrası için arızalar oluşturur. İnşaallah bu son olur.
Hava çok güzeldi. Yaylamız zaten çok güzel. Ankara Zeybek Kulübüde bu güzelliğe yeni bir güzellik kattı. Gerçi gelir gelmez sahneye girmelerini ve ses düzeni arızasının tekrar değerlendirilmesi gerekir diye de aklımızın bir köşesine kayıt edelim diyorum. Ama Ankaradan bila bedl kalkıp Yaylaya kadar gedikleri için tekrar tekrar teşekkür ederiz.
Her sene en çok ilgi çeken eğlenceli yarışmaları bu sene istediğimiz formatta yapamadık malesef. Bu tür eğlence unsurlarını arttırmanın bir yolu bulunmalı.
At yarışı biraz korsan olarak programa dahil edildi. Ama pek seyir imkanı olmadı. Daha başka bir şeyler düşünülmeli diyorum. Seyirciler olup biteni yerinden kalmadan izleyebilmeli. Yoksa bu tür açık hava etkinliklerinde ortalık curcunaya döner.
Bakmayın beni bu kadar olumsuz şeyler söylediğime her şeye rağmen güzel iki gün geçirdik. Sanıyorum cumartesi gününden yaylaya gelenler bir çok güzelliğe şahit oldular.
O zaman son söz olarak her tecrübeden yeni dersler çıkararak yani güzele doğru gelişerek yola devam diyoruz.
Allaha emanet kalınız.
Eyüp MEDET